Kanal D Romanya — Apel la consilier · 4 Eylül 2022
Doç. Dr. Majid İsmayilzada, Kanal D Romanya’da yayınlanan Apel la consilier programında burun estetiği ameliyatını anlattı: cerrahi yaklaşımlar, ameliyat sonrası sürecin nasıl ilerlediği ve revizyon cerrahisinde dikkat edilmesi gerekenler.
Septoplasti ile rinoplasti aynı şey mi?
İkisi farklı ameliyatlardır. Septoplasti, burun içindeki orta duvarın (septum) düzeltilmesi işlemidir ve normal şartlarda burnun dış şeklinde bir değişikliğe yol açmaz. Rinoplasti ise burnun dış yapısını düzeltmeye yönelik ameliyattır ve tek başına yapıldığında solunum üzerinde olumlu bir değişiklik sağlamayabilir.
Bu nedenle rinoplasti sırasında septumda bir eğrilik varsa, onun da düzeltilmesi yoluna gidilir. Burada kritik olan nokta şudur: şekli düzeltmek uğruna fonksiyondan taviz verilmemelidir. Estetik hedefe ulaşmak için yapılan bazı girişimler ilerleyen dönemde burun tıkanıklığına yol açabilir; fonksiyon ile estetik arasında doğru dengenin kurulması gerekir.
Ameliyat öncesi beklenti neden bu kadar önemli?
Diğer estetik ameliyatlarda olduğu gibi rinoplastide de, ameliyattan önce hastanın beklentilerinin gerçekçi sınırlar içinde olduğuna dikkat edilmelidir. Açık ve kapalı teknik arasındaki tercih de yalnızca cerraha değil, aynı zamanda hastaya özgü olarak belirlenir.
Hastalar en çok hangi şikâyetle başvuruyor?
Rinoplasti, burnun dış görüntüsünün estetik standartlara uygun hâle getirilmesini sağlayan bir ameliyattır. En sık karşılaşılan başvuru nedenleri:
- Burun sırtında yükseklik (kemer)
- Burun ucunda düşüklük
- Burnun aksında yamukluk
Bu şikâyetlere eş zamanlı olarak nefes alma problemi de eşlik edebilir.
Açık ve kapalı rinoplasti — hangisi üstün?
Programda net biçimde belirtilen şey şu: hiçbir rinoplasti yaklaşımının diğerine üstünlüğü yoktur. Her ikisinin de avantajı ve dezavantajı vardır.
- Açık rinoplasti: geniş cerrahi diseksiyon gerektirir. Bu sayede burnun içindeki anatomik yapılar ve sorunlar eş zamanlı olarak açıkça görülebilir, cerrahi manevralar kolaylaşır. Dezavantajı, geniş diseksiyonun burnun doğal anatomik yapılarının korunmasına aynı ölçüde izin vermemesidir.
- Kapalı rinoplasti: bu geniş görüş avantajını sunmaz, buna karşılık doku koruyucudur.
Cerrahinin başarısını belirleyen şey yaklaşımın kendisi değil, cerrahın hangi yaklaşımda kendini daha rahat hissettiği ve manevralarını rahatlıkla uygulayabildiğidir.
Ameliyat sonrası ilk hafta nasıl geçiyor?
Hasta ameliyatın ertesi günü taburcu olur. Ertesi günden başlayarak bir hafta boyunca burun ateli ve burun içi tamponlarla geçirilen bir dönem vardır.
Bu süre hastalar için zorlayıcı olabilir: içerideki silikon tamponlar nedeniyle geceleri ağız açık uyunur, bu da ağız ve boğaz kuruluğuna, öksürüğe yol açabilir.
Ameliyat günü ve ertesi gün burun ile göz çevresindeki şişlik, ödem ve morluklar artmaya devam eder; ikinci günden itibaren azalmaya başlar. Birinci haftanın sonunda atel ve tamponlar çıkarılır. Açık rinoplasti yapılmışsa burun ucundaki kesiye atılan dikişler de aynı hafta alınır, ardından burun bantları yerleştirilir. Hasta bu aşamadan sonra iş ve normal yaşamına rahatlıkla dönebilir.
Revizyon ameliyatı ve “bir yıl” kuralı
Tıpta kıkırdak hafızası diye bir kavram vardır: kıkırdaklar eğri oldukları yöne doğru tekrar eğilme eğilimindedir. Devam eden eğrilikler, sonradan ortaya çıkan burun deliği asimetrileri, giderilememiş veya yeni ortaya çıkan nefes alma problemleri hastayı revizyon ameliyatına götürebilir.
Burada altı çizilen uyarı önemli: revizyon ameliyatının başarı olasılığı her zaman ilk ameliyattan düşüktür. Bu nedenle ilk rinoplastinin deneyimli ellerde ve donanımlı merkezlerde yapılması; revizyon gerekiyorsa da revizyon cerrahisine aşina merkezlerle çalışılması kritiktir.
Zamanlama da belirleyicidir. Burnun kaba yapısının oturması yaklaşık 3-6 ay sürer. Hastalar sonuca ulaşmak için sabırsızlanabilir, ancak hekim önerisi revizyon cerrahisinin bir yıldan önce yapılmaması yönündedir; daha erken girişim başarı olasılığını düşürür.
Ameliyat sonrası nefes alma sorunları normal mi?
Her rinoplastiye nefes almaya yönelik bir cerrahi eşlik etmez. Böyle bir cerrahi uygulanmışsa, hastaya ameliyattan önce şu bilgi verilmelidir: en az bir buçuk – iki ay boyunca aralıklı nefes alma güçlüğü yaşanabilir ve bu normaldir.
Sebebi iki yönlüdür: silikon tamponlar çıktıktan sonra burnun iç yapısında da ödem bulunur ve hava yolunu daraltır; ayrıca cerrahiye bağlı kan pıhtıları ve mukuslu sıvılar zaman zaman burun içinde akarak hava yolunu tıkar.
Bu dönemde günde 2-3, bazen 4 kez tuzlu burun yıkama solüsyonu kullanılması önerilir.
Ameliyattan aylar sonra ortaya çıkan nefes alma problemlerinin temelinde ise genellikle burun eti (konka) şişmesi yatar. Bu çoğunlukla alerjik yatkınlığı olan kişilerde alerjene maruz kalma sonrası görülür; ek cerrahi gerektirmez, alerji hastalıkları uzmanıyla görüşülmesi önerilir.
Aynı konuda kısa anlatım
Doç. Dr. Majid İsmayilzada’nın rinoplastiyi kısaca özetlediği bir diğer video (Liv Hospital, 17 Mart 2022):